6 Ağustos 2011 Cumartesi

kısa bir hikaye..

öncelikle 'çırpınış' yazıma yorum yapan Nüans arkadaşımıza teşekkür etmek istiyorum. yorumuna cevap veremedim, çünkünüm kardeşimin bilgisayarı hata verip durdu, çok çırpındım ama nafile :) tavsiyelerin için teşekkür ederim, bahsettiğin kitap zaten okuduğum bir kitap. ama haklısın çok karamsarca gözükmüşüm ordan. aslında benim tarafımdan bakıldığında bu karamsarlık değil de, kendime kızgınlığımın son safhaya geldiği bir andı, başarısızlıktan korktuğum için, şanssızlığımdan korktuğum için, kendime güvenemediğim için. ama o yazıyı yazdıktan sonra öyle bir hafta geçirdim ki, ilk defa bir hedefime teğet geçmedim, ucundan kıyısından tutunmakla yetinmedim, gittim onu aldım, başardım :) bundan ötürüdür ki kendime kızmak bazen işe yarıyor, çakralarım açılıyor :) tekrar teşekkür ederim yorumun için, yine yap isterim :)

gelelim asıl konuya, nasıl günler geçirdi bu gözde..

geçen sene Arçelik A.Ş. Bilişim Teknolojileri departmanında staj yapmıştım. o zamanlar yazılım hakkında hiçbir şey bilmiyordum diyebilirim, sadece okulda görülüp de bir işe yaramayan birkaç dandik ders dışında. o günler ben orda staj yaparken, birkaç soru sordular, şimdi anlıyorum basit sorular olduğunu, cevap veremedim. ben yazılım hakkında hiçbir şey bilmiyorum demekle yetindim, utana sıkıla.. ve o günler onların nasıl çalıştıklarını gördüm, gayet eğlenceli ve yardımsever bir ortamda çalışıyorlardı :) sonra bir anda kodlara ısındım, bir anda karar verdim, sordular bundan sonra ne yapıcaksın diye, yazılım kursuna gidicem dedim onlara. ama içimden, yazılım kursuna gidicem ve bu ofiste çalışıcam dedim.

aslında kursa gideceğimi söylerken, gidebileceğime inanmıyordum. duyduğum kurslar çok pahalıydı, onca para veremezdim. sonra bir gün, tamamen bir mucize, bir anda karşımıza çıktı o da, Cenk hocayla tanıştık. hani hayatında hayran olduğun kişi kim derseniz, Cenk hoca derim. öyle bir adam, öyle başarılı bir küçük adam. benim de kahramanım o oldu işte, o kursa iyki gittim.

derken 1 sene geçti, okulda tüm derslerimi verdim ama 1 stajım eksik olduğu için mezun değildim, ki hala değilim. ve tahmin edin o son stajımda nereye denk geldim : yine Arçelik A.Ş. Bilişim Teknolojileri, yine aynı insanlar, yine aynı kodlar, ama bu sefer bilinçli bir gözde.

sonra stajımı yaparken Bilişim Teknolojilerine yazılım danışmanlığı yapan Ray Bilişim'in eleman arayışı içinde olduğumu gördüm, özgeçmişimi verdim. onlar da bana 1 hafta içinde bitirmem şartıyla bir proje verdiler. işte geçen hafta o karamsarca gözüken yazımı yazdığımda bu projeyle uğraşıyordum. zincirlerimi kırmaya çalışıyordum. tıp istediğinde teğet geçip matematik mühendisliği okuyan gözde olmak istemiyordum, fen lisesi istediğinde teğet geçip anadolu lisesi okuyan gözde olmak istemiyordum. bu kez başarmak istiyordum ve o hırsla o projeyi 3,5 günde bitirdim.

ve bu hafta.. önce toplantı odasına gidip projemi anlattım onlara. beğendiler :) böyle bi proje olmamıştı daha önce dediler, yeni mezun birine göre gayet iyi nasıl düşündün dediler :)

ve 2 gün sonra, yani dün, işe alındığımı öğrendim.

inş başladığı gibi gider.

sanırım yeni bir hedef belirlemek gerek..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

:)