18 Şubat 2011 Cuma

iyelikler güzeldir..

babam..

bu kelimeyi böyle içten söylemeyeli epey olmuştu sanırım.. epey olmuştu gereken önemi vermeyeli, saygı duymayalı.. önemsizce telaffuz ettiğim iki heceden ibaretti sadece.. 'babam' değil, 'baba'ydı.. utanmaz yıllar geçivermişti 'baba' kelimesinden sonraki iyelik ekinden habersiz.. ve ben buna müsade etmiştim kayıtsızca.. onca yılın böyle geçip gitmesine izin vermiştim.. oysa bu bana zıt düşüyordu bir yerde, ben hangi ara böylesine pes etmiştim?

sanırım bu noktada çocukluğuma inmek gerek.. ama öncelikle şuna değinmeliyim ki yazıya babamın başına bir şey gelmiş gibi başlasam da, korkmayın, maşallah sapasağlam benim babam.. üstelik tekrar yaşamaya başladığını bile söyleyebiliriz benim nezdimde :) bitkisel hayattan tam sürat geri dönmüş misali, tekrar benim dünyamda yer edindi babam..

'çocukluk' diyorduk.. gerçekten de çocukluktu belki yaptığım.. belki haketmişti, belki haketmemişti.. elinden geleni yapmıştı belki, böyle biri olmayı o da istememişti.. peşinden 'baba' diye ağladığım yıllarda geri dönüp bakmamasının bir nedeni vardı belki.. sinirlerine hakim olamamasının da, bize sahip çıkamamasının da, sorumluluklarından kaçarcasına yaşamasının da.. ama şöyle bi düşündüğümüzde, alt üstü benim şuanki yaşımdaydı neredeyse.. benim bu yaşta anne olmayı beceremeyeceğim gibi, o da baba olmayı becerememişti işte.. alt üstü bu.. hem belki o da sevmişti bizi, ama sevgisini nasıl göstereceğini bilememişti.. belkisi mi var, tabi ki sevmişti bizi !

ama ben çocuktum.. ama ben babasız büyüdüm.. ama ben maddi yönünü kastetmiyorum, manevi yönden babasız büyüdüm.. maddi olarak hiç eksik bırakmadı bizi babam, karda kışta saatlerce dikilip kazandığı 2 kuruş parasını da bize harcadı.. ama ben çocuktum işte.. ama ben şımarıklık yaptım.. başka nasıl göstersin ki adam sevgisini? ama ben bekledim, diğer babalar gibi göstermesini bekledim.. ve her seferinde daha da babasız kaldım, daha da içime kapandım, sustum.. sonrasında aramıza dikenli tellerden engeller ördüm inadımdan.. geçip de bana yanaşmasına izin vermedim.. aynı evde iki yabancı gibi yaşadık sonunda.. bu yaşımıza kadar.. evet bugüne kadar..

şimdi ne oldu, ne değişti? büyüdüm, oturdum, düşündüm, anladım.

tamam bunda beni şehir içinde araba sürebilmem için gaza getirmesinin, aşk hikayelerimi dinleyip olgunlukla karşılamasının ve bunun gibi engel yokedici birkaç davranışının daha etkisi de var :D

baba-kız olduk biz sonunda, beklediğim gibi.. hatta 'babam-kızım' olduk, iyelikler güzeldir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

:)