1 Aralık 2010 Çarşamba

07.07.2010

"bu sabah yalnız uyandım..

sensiz olmaz sensiz olmaz.. diye devam etmiycem merak etme.. :D

neyse konumuza dönelim.. uyandım, gözümü açtım.. önce bütün gece kulağımın dibinde vızıldayıp duran ve beni türlü türlü taciz eden sivrisineğe sövdüm.. "heyy" dedim, "hoooww" dedim, "ağzını burnunu kırarım" dedim, hayvancağız da korktu, "tamam abla bidaha olmaz" dedi.. benden bi aferin kaptı.. bunu kapmak öyle her yiğidin harcı değildir, artık 'lafım ona' mı lafım kime bilemedim.

sonra bi an aklıma geldi.. evde yalnızdım, benden başka kimse yoktu.. onlar yazlıklarında deniz, kum ve güneş üçlüsüyle bir güzel tatil yaparken ben ev ve staj arasında çürüyüp gidiyordum.. ne olurdu sanki ramis beyi arayıp da benim için izin alsalardı.. kedilerini bile götürmeyi biliyorlardı.. derken o an değersizliğim yüzüme tokat gibi çarptı.. ve babannemin sözleri bir kez daha kulağımda çınladı.. "artık onlar yeni kızlarını buldu, kardeşinin sevgilisini alıp tatile gittiler, seni de bıraktılar böyle, eşşek herifin damatları.." kızmamam gerekiyordu, belli ki babannem beni dolduruşa getiriyordu, o an dışımdan ne kadar kızgın olduğumu göstermedim ama içim içimi yedi.. ve bu sabah kalktığımda hâlâ yemeye devam ediyordu.. bizim çekirdek ailemizde herşey oğullarının istediği gibi oluyordu, ama ben iyi bir abla ve kız evlat olarak bunu başlarına kakmamalıydım.. nitekim de öyle yaptım.. hatta eğlenceleri bozulmasın, beni merak etmesinler die evde yalnız kalmaktan korktuğum halde tam tersini söyledim.. "iyiyim ben böyle anne, korkmuyorum anne, koca kız oldum korkulur mu hiç anne, ben istanbullarda tek başıma yaşıyorum anne.." ama korkuyordum işte.. en çok da karanlıktan.. tamam tüm ışıkları yakıp uyuyordum, ama ya elektrikler giderse die içimden bir dünya senaryo yazıyordum.. bu senaryolarla çok haşır neşir olmam üzerine gece sabaha kadar elektriğin gitmesi konulu kabuslarla uğraştım.. gerçi pek kabus sayılmazlardı, annem her seferinde gelip beni karanlığın içinden çıkarıyordu.. ah canım annem, ne de severim.. diye düşünürken aklıma bazı mert'ler geldi.. onlar da güzelim didim sahillerinde tatildeydiler dimi.. üstelik iki başlarına şarap da içiyorlardı.. "sen de mi brütüs" diyerek iç çektim ve brütüs'ü de yad ettim..

aklımdan bunlar geçerken bi an kendime geldim, yatakta biraz daha oyalanırsam servisi kaçırabilirdim ve sonunda kalktım. lavaboya yöneldim, aklımda soru işaretleri vardı, tuvaletimi kaç saat tuttuğuma dair.. hızlı hareketlerle klozete oturdum.. içimdekileri azad ederken halsiz, yorgun, bıkkın ve sıkkın gözlerle etrafıma bakıyordum.. o an dışardan bir horozun sesi geldi.. horoz.. horozlar.. erkekler.. beynimde belki çok saçma belki çok mantıklı düşünceler dönmeye başladı.. "insan türünde de erkekler böyledir" dedim.. "hepsinin ötüşleri ve sesleri aynıdır."

ve hazırlanmaya devam ettim.. 7.22de evden çıktım, babanneme "günaydın" dedim.. "hayırlı işler kızım" dedi ve hızlı hızlı daha anlayamadığım bir ton cümle daha söyledi.. "hıı evet babanne, dünyadaki en haklı insansın" dedim.. yoluma devam ettim.. gözüm garaja takıldı, iki kamyon da yerinde duruyordu, amcamlar daha işe gitmemişlerdi.. kahretsin ki koca binadan işe ilk giden insan bendim.. ve devam ettim.. bakkala yaklaşırken dedemin de önümde bakkala doğru yürüdüğünü gördüm.. içimden "işte bu" diye sevinç çığlıkları attım ve iki saniye sırıttım.. sonra hızlı adımlarla dedeme yetiştim ve hemen ardından bakkala girdim.. "oo dede ne tesadüf, sen de mi burdaydın, ben de öyle çikolata falan alacaktım" dedim.. beni sabahın köründe işe giderken gören dedem duygulandı ve "sen al ben öderim" dedi.. işte bu, işte sevinç gösterileri, işte timsah yürüyüşü.. yapmak isterdim tabi ama o an dedemin karşısında ciddi durmam gerekiyordu.. "saol dede" dedim, çikolatamı kaptım ve işe geldim.

bu maili ofiste yazıorum.. yazarken bu ofisteki en güzel zamanımı geçirdim, çünkü kendimi kaybettim.. dedemin aldığı çikolata da yanında iyi gitti.. neyse ki beni seven bi dedem var.

bi de bülent hâlâ niye gelmedi, merak ediyorum.. ama çocuk gelmemekte haklı.. çünkü burda çok gereksiziz..

yazımın sonuna geldim.. belki okumazsın bile :) ama yine de iyki yazdım."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

:)