20 Eylül 2010 Pazartesi

büyümek, küçültür beni.. küçülmekse büyütür..

http://fizy.com/#s/1ajfyy, önce bi dinlemek gerek..

bi insan büyümeyi şiddetle reddeder mi?

konu bensem, evet reddeder.. yok, bünyem kaldırmıyor, midem almıyor.. beyince, fikirce büyümeyi kastetmiyorum, düşüncelerdeki olgunlaşma değil benim konumdaki tema.. sadece ve sadece hareketlerin kadınsılığı.. garip bir giyinme tarzı, enteresan bir saç, olgun görünmek adına ses tonunun, dudak hareketlerinin bile komikleşmesi ve tabi ki ellerden eksilmeyen iki parmak arası sigara.. insanlara tepeden bakar gibi, benim bilmediğim bi dünya şeyi bilirlermiş gibi, 'heey küçük tepeleri ben yarattım, haberin yok mu?' edasındaki davranışlara tahammül edesim gelmiyor çoğu zaman.. hatta öyleki, içimdeki insan dürtüp duruyor da, olgunluktan ölmelerine engel olmak istiyorum kıyamayıp, 'kendine de bana da bu işkenceyi yapma artık!' diye haykırmak istiyorum.. gerçi olgunluk bu değil benim lügatımda, böylesine basit bir durum değil.. büyümek, ses tonundaki değişiklik ya da sigarayı parmakların arasında kibarlıktan kırılırcasına tutmak değil.. sıradışı olmak için daha da sıradanlaşmak değil..

olgunlaşmak; beyindeki kıvrımların çoğalması, beyin hücrelerinin gelişmesi, düşünceleri ve duyguları kontrol altında tutabilme, olaylara yaklaşım tarzını değiştirebilme, pozitif olabilme, güç patlaması yaşayabilme, famfarklı bişi, iyi bişi, güzel bişi, insanın ağzını hayretle açıklarda bırakan bişi, özenilesi, olunmak istenilesi, insanın bağrına basılası bişidir.. bence tabi..

'ne kadar az yol almışsınız, ne kadar az, yolun başındaymışsınız dimi meğer?'

üzgünüm, işin gerçekleri bunlar.. oysa artık koskoca kadınlar olduğunuzu sanmıştınız, çok mühim insanlara dönüşmüştünüz, nasihatler verecek düzeylere erişmiştiniz, en birinci siz olmuştunuz dimi? üzgünüm..

siz sadece beni büyümekten tiksindirdiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

:)